HomeTag Hukuk

İş Sözleşmelerinin Feshinde Yeni Dönem: Sözlü ve Eylemli Fesih Devri Kapanıyor mu?

Kanun metninin yeni halinde dikkat çekmek istediğimiz husus KEP ile yapılabilecek bildirimlerden ziyade feshe ilişkin olan kısımdır. Zira iş sözleşmesinin feshi sonucunu doğuracak her bildirimin yazılı olarak yapılması gerektiği kanun metnine bu vesile ile dahil olmuştur. Neticeten, eylemli fesih olarak adlandırdığımız haklı fesih iradesinin yazılı olmadan işverene bildirilmesi uygulamasının sona erebileceği kanaatindeyiz. Bu husus önümüzdeki dönemde Yargıtay kararlarıyla şekillenecektir. Ancak hak kaybı yaşamamak adına, haklı nedenle fesih ile işten ayrılacak işçilerin yazılı bildirime hassaten dikkat etmeleri gerekiyor.

İşe İade Davası Kararlarında İcra Sorunu

A. Genel Giriş ve Açıklamalar Malumları üzere; 4857 sayılı İş Kanunumuza göre iş sözleşmesi feshedilen işçinin, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işverene karşı, iş mahkemesinde (veya tarafların anlaşması halinde: hakemde) dava açma hakkı vardır. Bu davaya, uygulamada “işe iade davası”...

Derdest Dava Nedir?

Hukuk alanında sıkça karşılaşılan terimlerden biri de “derdest dava” kavramıdır. Bu terim, özellikle dava süreçleri ve mahkeme işleyişi bağlamında önem taşır. Bu makalede, derdest davanın ne olduğu, önemi ve hukuki süreçlere etkileri üzerinde durulacaktır.

Araç Mahrumiyet Tazminatı Talep Edebilmek İçin Belge Sunmak Zorunlu Mudur?

Araç değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatına dair 24.01.2023 tarihli Resmi Gazete’de emsal niteliğinde güncel kanun yararına bozma kararı yayımlanmıştır. Yayımlanan kararda özetle, araç mahrumiyet tazminatı talep edebilmek için herhangi bir belge sunulması gerekmediği, hakimin bunu kendisinin belirleyebileceği ifade edilmektedir. Karara aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/01/20230124-8.pdf  

Kiracı Kanuni Artıştan Fazla Zam Yapan Ev Sahibinden Fazla Ödemiş Olduğu Kira Bedelinin İadesini İsteyebilir Mi?

ÖZET: “Somut olayda davacı; eda davası şeklinde açtığı belirsiz alacak davası ile 2019 yılı artış oranının ve 2019 yılı kira bedelinin belirlenmek suretiyle, belirlenecek miktara göre fazla ödenen kira bedellerinin iadesini talep etmiştir. Uyuşmazlık 01/01/2019 tarihinden itibaren geçerli olan aylık kira artışının sözleşmenin 7.1 maddesi yerine TBK 344. maddesi ile 16 Ocak 2019 tarihli Hazine...

Kiracının Aidat Borcu Bilgisi Site Yönetimi Tarafından Ev Sahibine İletilebilir Mi?

ÖZET: Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilen kararda, kiracının aidat borcu bilgisinin site yönetimi tarafından ev sahibine iletilmesi karşısında kanun kapsamında yapılacak bir işlem bulunmadığı belirtilmiştir. Kısaca; Kat Mülkiyeti Kanunu‘ndan doğan hak ve menfaatler değerlendirildiğinde, şikayet konusu durum Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na aykırı bulunmamıştır. Ancak unutulmamalıdır ki Kurul, her olayı ayrı değerlendirmekte ve olaya özgü...

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı Boşanma Türk Medeni Kanununun 166/II maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için aşağıda belirtilen şartların bulunması gerekmektedir: 1) Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalı, 2) Eşlerin birlikte başvurması, 3) Hakimin tarafları bizzat dinlemesi, 4) Anlaşmalı boşanmaya ilişkin hususların protokole bağlanması. Anlaşmalı boşanma davasında yukarıda belirtilen şartların sağlanamaması halinde mevcut dava çekişmeli boşanma davasına dönüşecektir...

Şartları Oluşmadan Açılan Belirsiz Alacak Davası Hk. AYM Kararı

ÖZET: “Şartları bulunmamasına başka bir anlatımla talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz...

Haksız Tahrik Hangi Hallerde Uygulanır?

ÖZET: “Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararları ile öğretide de kabul gören görüşler doğrultusunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için; a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, c) Failin işlediği suç, bu ruhsal durumunun tepkisi olmalı, d) Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır. Haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi açısından, failin suçu ilk haksız...

KABAŞ Hukuk & Danışmanlık
Bilgilendirme
Bu internet sitesinde bulunan bilgiler, Av. Muhammed Talha KABAŞ tarafından, Türkiye Barolar Birliğinin meslek kuralları ve yürürlükteki Avukatlık Kanunu uyarınca sadece bilgi amaçlı olarak temin edilmektedir.